Ana içeriğe geç

🧠 Yalın Nörobilim | Değişim Yönetimine Yalın Bir Bakış | Bölüm1 Yalın dönüşümler neden yarım kalıyor?

Yener ESEN
Yener ESEN·Yalın Yönetim
🧠 Yalın Nörobilim | Değişim Yönetimine Yalın Bir Bakış | Bölüm1 Yalın dönüşümler neden yarım kalıyor?

Bu yazı, "Yalın Nörobilim | Değişim Yönetimine Yalın Bir Bakış" başlıklı beş bölümlük yazı dizisinin ilk bölümüdür.

Bu seride değişim yönetimini; alışkanlık bilimi, nörobilim ve Toyota Kata perspektifinden ele alıyor, yalın dönüşümlerin neden çoğu zaman beklenen etkiyi oluşturamadığını insan davranışı üzerinden incelemeye çalışıyoruz.

Her yalın dönüşüm büyük bir heyecanla başlar.

Eğitimler planlanır.

5S çalışmaları yapılır.

Kaizen ekipleri kurulur.

Standart işler hazırlanır.

Performans panoları asılır.

İlk sonuçlar alınmaya başladığında herkes umutlanır.

Her şey planlandığı gibi görünür.

Ancak aylar sonra aynı işletmeye tekrar gittiğinizde çoğu zaman benzer bir manzarayla karşılaşırsınız.

  • 5S eski düzenini kaybetmiştir. 
  • Standart işler duvarda asılıdır ama kimse uygulamıyordur. 
  • Kaizen toplantıları seyrekleşmiştir. 
  • Görsel panolar güncellenmiyordur. 

Danışmanlık yaptığım işletmelerde yeni bir yalın dönüşüm çalışmasına başladığımızda en sık duyduğum cümlelerden biri şu olmuştur:

"Biz bunu daha önce denemiştik."

Bu cümlenin arkasında çoğu zaman yalın düşünceye karşı bir önyargı değil, yarım kalmış bir değişim hikâyesi vardır.

Daha önce kaleme aldığım "Değişim Yönetimi 101" yazısında da değindiğim gibi, başarılı bir dönüşüm yalnızca teknik araçlarla gerçekleşmez.

Liderlik...

İletişim...

Çalışan katılımı...

Organizasyon kültürü...

Ve değişime olan inanç...

Bu unsurlar birlikte ele alınmalıdır.

Bu yazıda ise büyük resmin çoğu zaman gözden kaçan bir boyutuna odaklanacağız.

İnsan davranışına.

Çünkü çoğu zaman süreçler değiştiği halde davranışlar değişmez.

Davranışlar değişmediğinde ise insanlar, farkında bile olmadan, yıllardır tekrar ettikleri çalışma biçimlerine geri döner.

Belki de yalın dönüşümlerin önündeki en büyük engel değişime direnç değildir.

Eski alışkanlıkların, yeni alışkanlıklardan daha güçlü olmasıdır.

Peki beynimiz neden eski alışkanlıklarına bu kadar sıkı tutunuyor?

Yeni bir davranışı gerçekten nasıl öğreniyor?

Ve bazı davranışlar neden günlük iş yapma biçiminin doğal bir parçası haline gelirken, bazıları kısa sürede terk ediliyor?

Yalın Nörobilim serisinin sonraki yazılarında bu soruların cevaplarını birlikte arayacağız.

Önce beynimizin alışkanlıkları nasıl oluşturduğunu inceleyeceğiz.

Ardından bu bilgiyi, yalın dönüşümlerde davranış değişimini destekleyen yaklaşımlarla ilişkilendirerek, alışkanlık dönüşümünün değişim yönetimindeki yerini birlikte inceleyeceğiz.

Çünkü başarılı bir yalın dönüşüm, yalnızca süreçleri değiştirmekle değil; insanların düşünme ve davranış biçimlerini geliştirmekle mümkündür.

🎯 Lean Insight

Yalın dönüşümler çoğu zaman süreçler değişmediği için değil, alışkanlıklar değişmediği için yarım kalır.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Bugüne kadar tanık olduğunuz yalın dönüşümlerde en zor değişen şey neydi?

Süreçler mi?

Yoksa insanların yıllardır tekrar ettiği alışkanlıklar mı?

Yorumlarda deneyimlerinizi paylaşmayı unutmayın.

📚 Yalın Nörobilim Serisi

Değişim Yönetimine Yalın Bir Bakış

Bölüm 1 | Yalın dönüşümler neden yarım kalıyor?

⬜ Bölüm 2 | Yeni Prosedürler Eski Alışkanlıkları Yenebilir mi?

⬜ Bölüm 3 | Beyin Yeni Alışkanlıkları Nasıl İnşa Eder?

⬜ Bölüm 4 | Toyota Kata: Öğrenmenin Rutini

⬜ Bölüm 5 | Davranıştan Kültüre

Yeni bölümler yayınlandıkça bağlantılar bu sayfaya eklenecektir.

Topluluk Yorumları

Henüz Yorum Yok

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın. Görüşlerinizi toplulukla paylaşın.